Sürdürülebilir ormancılığın sağlanması ormanların gelecek nesillere aktarılması için sadece ağaçların korunması değil aynı zamanda bu sektörde çalışan işçi haklarının korunmasıyla mümkündür kalite yönetim sistemleri açısından bakıldığında Fsc orman yönetim Konseyi’nin standartları sadece orman ürünlerine sürdürülebilirliği değil aynı zamanda bölgede yaşayan insanların ve bu konuda çalışan işçilerin refahın sağlanması da şart koşmaktadır.
Yönetim konseyi standartları incelendiğinde bu standartların dünya genelinde uluslararası çalışma örgütü ILO ile tam uyum sağladığı görülmüştür tabi bunlar global düzeyde standartları olduğu için tüm ülkeler için bağlayıcılık göstermektedir. Ülkemiz çalışma ve Sosyal güvenlik Bakanlığının belirlediği kanun ve yönetmelikleri ile çalışanların işçi hakları korumaktadır ancak bu maalesef dünyadaki her ülke için geçerli değildir.
Bir firmanın Fsc kapsamında belgelenmesi için işçi haklarını gözet etmekle mesuldür bu kapsamda
1- çocuk işçiliği kesinlikle önlenmelidir.
2- i̇şe alımlarda veya çalıştırmak da dil din ırk cinsiyet ve benzeri nedenlerle ayrımcılık yapılmamalıdır.
3-zorla ve zorunlu çalıştırmaya sıfır tolerans gösterenlerdir.
4- örgütler ve toplu iş sözleşmesi haklarına saygı duyulmalıdır.
5- i̇ş sağlığı ve güvenliği kriterleri sağlanmalı ve bu güvence altına alınmalıdır.
Türkiye’de 4857 sayılı iş kanunu ve Fsc’nin örtüştüğü noktalar.
Türkiye, ILO Sözleşmesi’nde taraf olduğu için ulusal mevzuatımız Fsc’nin temel talepleri ile yasal düzlemde paralellik gösterir.
1- çocuk işçiliği iş kanunumuz 15 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırmasını yasaklamıştır bu durum Fsc’nin tutumuyla birebir uyumludur.
2-4857 sayılı kanunu beşinci maddesi eşit davranma ilkesi uyarınca ayrımcılık yasagi Fsc’nin bu konudaki gereksinimlerine uyumludur.
3- fsc sertifikasyonu koruyucu donanım kullanımı ve güneş güvenli çalışma ortamının sağlanmasını zorunlu tutmaktadır ülkemizde de 6331 sayılı iş sağlığı kanunu ve ilgili yönetmelikler de bu standartları zaten işverenler için yasal bir zorunluluk haline getirmiştir.
4- yasalarla işçilerin örgütlenme ve toplu iş sözleşmesi hakları güvence altına alınmıştır bu da Fsc’nin istekleriyle uyumludur ancak Fsc çalışan sayına bakılmaksızın tüm Tedariksiz zenciler zincirindeki işçiler için ilanların en yüksek standartlarını talep eder ülkemizde ise 50’den az işçi çalıştıran tarım ve orman işyerleri iş Kanunu’nun kapsamı dışında tutulmaktadır yine ormancılık sektöründe faaliyet gösteren mevsimlik işçiler ve alt işveren taşeronlar eliyle yürütülür mevsimlik personelin kayıt dişilik riski vardır Özlük haklarının takibi zordur ve İsg eğitimleri de eksiklikler vardır bundan dolayı bu tip küçük işletmelerin Fsc sertifikasyon sırasında bu maddelere tam olarak sağladığını gösterilmesinde zorluklar yaşanabilmektedir yasalarımızda sendikalaşma hakkı güvence altında unutsa da ormancılık gibi coğrafi olarak dağınık ve zorluk kırsal şartlarda yürütülen işlerde çalışanların fiili olarak örgütlenmesi ve toplu süreçlerine dahil olması pratikte zordur.
Fsc standartları ormanı ve orada yaşayan insanları ve çalışan işçileri sosyal bir ekosistem olarak değerlendirir. Bu yüzden denetimler sırasında orman ürünlerinin sertifikasyon süreci içerisinde mutlaka çalışan işçilerin iş sağlığı ve güvenliği ile sosyal hakları mutlaka irdelenir.